Hoca: Davutoğlu'nu anlama kılavuzu

  
Dünyanın neresine giderseniz gidin şu sıralarda bizim gibi konularla uğraşanlara sorulan vazgeçilmez soru Davutoğlu’dur.
Geçtiğimiz hafta Çin’e yaptığı resmi ziyareti sırasında da aynı soru ile karşılaştım, bu yazının yazıldığı Kanada’da aynı konuyu konuştum. Bugün Washington’da da karşıma Davutoğlu’nun çıkacağına eminim.
Türkiye’ye dışarıdan bakan pek çok insan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun kimliği, kişiliği, eğilimleri ve varsa zaafiyetleri ile ilgileniyor. Ülkenin dış politikasında yaşanan dramatik değişimin mimarı hakkında daha çok şey bilmek istiyor. Stratejik Derinlik kitabının Yunanistan’da çok satanlar listesine girmesi boşuna değil.
***
Dünya basını ve akademik cemaat de kendisiyle ziyadesiyle ilgili. Ekonomist’in özel Türkiye sayısından İsveç radyosuna kadar heryerde onu anlamaya ya da anlamlandırmaya yönelik bir yazı ya da yorum bulmak mümkün.
Doğal olarak herkes Davutoğlu’nun olumlamıyor. Yaptıklarını takdir edenler kadar, hatta
daha fazla, eleştirenler var. Ancak beğenseler de beğenmeseler de tescil ettikleri bir gerçek var ki,
o da Davutoğlu dünya siyasetinin önemli aktörlerinden biri olduğu.
***
Şimdi bu aktörü daha iyi anlamalarını sağlayacak bir kılavuz var. Star yazarı Gürkan Zengin’in ‘HOCA: Türk Dış Politikasında Davutoğlu Etkisi’ kitabı geçtiğimiz günlerde İnkilap Kitapevi tarafında yayınlandı.
Ben, uçakta tamamına yakınını büyük bir
hızla okudum. Yıllardır tanıdığımı zannettiğim, hakkında yazılar yazdığım, eleştirdiğim insanın derinliklerini Gürkan Zengin sayesinde bir kez
daha keşfettim.
Çalışmasını tevazuyla bir anlama çabası olarak sunan Gürkan Zengin’i kutlamak gerek, pek çok akademisyenin yapamadığını yapmış, Davutoğlu’nun anlam dünyasının haritasını çıkartmış.
Kitap Davutoğlu’nun Toroslar’da geçen çocukluğu, Konya Taşkent’teki hayatın ritmi ile başlıyor. Düğünlerin, bayramların, hatta Ermeni ustaların yaptığı kapıların kendisinde bıraktığı izler ile
sürüyor.
Ardından da İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi ile devam eden Batı’yı algıladığı,
okuduğu yıllar aktarılıyor. Sonra da Türkiye’nin belli başlı dış politika konuları üstündeki Davutoğlu etkisi anlatılıyor.
***
Kitapta bol bol alıntı var. Ama alıntılar ne sıkıcı, ne de yersiz. Ayrıca kitap Davutoğlu’na methiye
değil. Pek çok yerinde serzeniş niteliğinde de
olsa eleştiriler mevcut. Hatta ‘Hoca’ başlığı bile
bu eleştirel tutumun, daha doğrusu onu bir dışişleri bakanı olarak ‘objektif’ şekilde anlamaya yönelik çabanın parçası.
Aslına bakarsanız kitapta sadece Davutoğlu anlatılmıyor. İçinde kendi yazarı da var. Okurken Gürkan Zengin’i de tanıyorsunuz. Onun derinliğini de keşfediyorsunuz. ‘HOCA’ aynı zamanda Türkiye’nin dış politikasını anlamak isteyenler için de bir kılavuz niteliğinde.
Mutlaka kitabın da, Zengin’in de, Davutoğlu’nun da eleştirilecek çok şeyi olacaktır. Ama ilk etapta söylenmesi gereken en önemli
eksiklik kitabın İngilizce baskısı olmaması, onu asıl merak eden kitleye ulaşamaması. Umarım bu eksiklik en kısa süre içinde giderilir, anlattıkları daha kapsamlı tanıtım ve eleştirilerin konusu olur...   


27.11.2010, Star Gazetesi

Mensur Akgün