NECDET PAŞA’NIN MİSYONU

 

 2012 yılına Türkiye, 139 general ve amiralin cezaevinde olduğu bir tabloyla  girdi.  05 Ocak itibariyle bu paşaların arasına bir de eski genelkurmay başkanı eklendi.60 yıllık çok partili hayatını darbelerle geçirmiş bir ülkenin gelinen aşamada bu kadar çok paşayı darbeye teşebbüs suçlamasıyla cezaevine koyabilmiş olması demokratikleşme yolunda memnuniyet verici bir tablo olarak görülebilir.
 Nihayet öyledir de.
 Türkiye, tarihin bu anında etrafı ateş çemberine dönmüş bir ülkedir.Yakın coğrafyamızda muazzam dönüşümlerin yaşandığı, sonucun nereye, ne zaman ve  nasıl bağlanacağı belli olmayan sancılı ve tehlikeli dönüşümler bunlar.Türk ordusunun başındaki komutanların dikkatlerini bu tabloya vermeleri gereken yerde seçilmiş hükümetleri,iktidara geldikleri ilk aylardan itibaren darbeyle devirme arayışlarına girmeleri ülkenin geleceği açısından büyük bir zaafiyet teşkil etti ve ediyor.
 Türk ordusunun Türk devlet sistemi içindeki konumunun doğru yere oturtulması, ordunun siyasetten elini çekip  kışlasına dönmesi hem kendi kurumsal kimliği ve itibarı hem de ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.
 Velhasıl, demokrasi kültürünü içselleştirmiş bir subay kuşağının bir an önce yetiştirilmesi gerekiyor. Nihayet ‘halâskâr zbitan’ kültürünün geçmişi en az bir yüzyıla uzanır.Meseleyi yeniçeri isyanlarına götürecek olursak daha da eskiye.
 Hilmi Özkök paşanın 2000’li yılların başında  binbir zorlukla başlattığı süreci Necdet Özel’in devam ettirebilmesi gerekiyor. Necdet Özel paşanın karargâhta bundan daha önemli bir misyonu yoktur.

2012 yılına Türkiye, 139 general ve amiralin cezaevinde olduğu bir tabloyla  girdi. 05 Ocak itibariyle bu paşaların arasına bir de eski genelkurmay başkanı eklendi.60 yıllık çok partili hayatını darbelerle geçirmiş bir ülkenin gelinen aşamada bu kadar çok paşayı darbeye teşebbüs suçlamasıyla hâkim karşısına çıkartabilmiş olması demokratikleşme yolunda memnuniyet verici bir tablo olarak görülebilir.

Nihayet öyledir de.

Türkiye, tarihin bu anında etrafı ateş çemberine dönmüş bir ülkedir.Yakın coğrafyamızda muazzam dönüşümlerin yaşandığı, sonucun nereye, ne zaman ve  nasıl bağlanacağı belli olmayan sancılı ve tehlikeli dönüşümler bunlar.Türk ordusunun başındaki komutanların dikkatlerini bu tabloya vermeleri gereken yerde seçilmiş hükümetleri,iktidara geldikleri ilk aylardan itibaren darbeyle devirme arayışlarına girmeleri ülkenin geleceği açısından büyük bir zaafiyet teşkil etti ve ediyor. 

Türk ordusunun Türk devlet sistemi içindeki konumunun doğru yere oturtulması, ordunun siyasetten elini çekip  kışlasına dönmesi hem kendi kurumsal kimliği ve itibarı hem de ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.

Velhasıl, demokrasi kültürünü içselleştirmiş bir subay kuşağının bir an önce yetiştirilmesi gerekiyor. Nihayet ‘halâskâr zbitan’ kültürünün geçmişi en az bir yüzyıla uzanır.Meseleyi yeniçeri isyanlarına götürecek olursak daha da eskiye.

Hilmi Özkök paşanın 2000’li yılların başında  binbir zorlukla başlattığı süreci Necdet Özel’in devam ettirebilmesi gerekiyor. Necdet Özel paşanın karargâhta bundan daha önemli bir misyonu yoktur.

07.01.2012

Gürkan Zengin